ADIMDAN GAYRISINI BİLMİYORUM...

Cumartesi, Mayıs 20, 2006

şaraphane iskelesi sokağından iniyorum,sadece köşeden bir ışık sızıyor sokağa...taş binalar eski bir tarihten fırlayacağım caddeye...inanamıyorum boş bir sokak olduğuna arkamı dönüp bir daha bakıyorum,köşede bir kadın saçlarını topluyor...beyaz pantolonlu,kırmızı çiçekli bir bluz var üstünde,saç bandını düzeltip bana bakıyor...yok diyorum şehirin ortasında serap görüyorum...arkamı dönüp yürüyorum...
denize ulaşıyorum...uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yapıyorum,yere bağdaş kurup masalardan kurtulmanın rahatlığıyla biramı açıp yudumluyorum...düşünüyorum kimseden hiç bir şey kalmadı üstünde ama bu rahatlık değil...kendine acımak diye bir şey varmış ama biz gerçekten o konuyu görmedik öğretmenim...ne kadar acı...biramı bitirdikten sonra arkamı dönüp koşmaya başlıyorum...sokağa geri dönüyorum...diğer sokak...paralel sokak...beni deliler gibi koşarken gören kadın korkuyor gecenin karanlığından ve çocuğunu kucağına alıyor...sanki yılardır bu sokağa koşarak kimse girmemiş...ona sorsam mı diye düşünüyorum...bu ıssız sokakta kırmızı çiçekleriyle bir kadın geçti mi diye...koşmaya devam ediyorum ama...yok...yok...yok...en iyi bildiğim şeyi yapmak için köşeyi dönüyorum...anlıyorum şaraphane iskelesi sokağı bu gece bana ait...

Pazartesi, Mayıs 15, 2006


acılarım hep tavsiyedir çok sevdiğim bir şairden,
yok yok ne yapsak olmuyorun ranza arkadaşı,
bilinen en uzak yatılı bölge okulundan...
küsmedim kardayım yediğim dayaktan...

Perşembe, Mayıs 11, 2006

zaman

öyle bir gülümseyin ki zamana işlesin,
sonra siz gidin tebessümünüz kalsın...


Süt kalenin burcundayım,
Altın ovaya bulut çökmüş pamuk gibi,
Eski günler geri gelmiyor,
bak ki Harput yokolmasa...

Çarşamba, Mayıs 10, 2006

düşmek


-peki ne bekliyorsun, hep şikayet ediyorsun...
-anlamıyorsun, ben hiç bir zaman avantadan bir hayat istemedim...
görmüyor musun halimizi,hayatın kenarında itişip kakışıyoruz,
düşeceğiz...


Şimdi sana söylemek için sözcükler biriktiriyor,giderken bıraktığın kırmızılıklar.
Bir yer daha var;
yeşilden de yeşil,
elma kokulu,taze soğan kokulu.
Giderken bıraktığın bir yer var.
Orda,uzakta......

Daüssıla

Daüssıla'ya…

Sıla sadece daüssıla,
Kurumuş kitap yaprağında,
Dökülen saçlarımda,
Önümdeki kafiyeli sonbaharda,
Sıla sadece daüssıla…
Anadan babadan önce,
Ağzımdan dökülen ilk kelime
Daüssıla…
Hiç roman okumamış
Hayatı roman adamların arasında,
Çürük dirseklerle haşır neşir masalarda
Elim yüzümde
Beklediğim sadece
Daüssıla…
Dibine her gün not düşülen
Bu hayatta,
Rötuşsuz bir ölüm
Daüssıla…

Volkan iPEK

İlk

Her "ilk" bütün kapılar kapanınca akıldan geçen öncekidir...
sokaklar dünden kötü olmasın, gözlerim dünden daha çok çökmesin...ve tanrına yalvar canınızı yakmayayım...